|
Eskişehir Eses´le Güzel |
 |
Mehmet bir deli genç.... Eses´le büyümüştü. Esesle büyümek neydi biliyordu. Atatürk stadını.Bilet parası bulabilmek için yaptığı gayretleri . Ayderin şovlarını.
|
Lig serüveninde geçen maçları. Adı eskiydi ama şehrin , gönüllere bıraktığı sevda bir başkaydı Eskişehirin. Eskişehir Eses'le güzeldi onun için. Adalar onunla şen , Hamamyolu onunla bir şey ifade ediyordu. Gazetelerin spor sayfaları ‘o ‘ olmayınca Mehmet için hiçbirşey ifade etmiyordu.Bademlik tepelerinden Atatürk Stadı görünmüyorsa o şehir onun için boştu. Ve ailesiyle ayrılırken şehirden , geride kalan kızıl saçlı , kara gözlü yari geldi aklına. Boğazı düğümlendi. Gözleri doldu. Çaresiz ... Geride kalan .... Geride kalan tarifsiz bir yar idi. Elini tutmadığı , gözlerine baktığında kendinden geçemediği tarifsiz bir yar idi. Artık koşa koşa maça gidemeyecek , haykıra haykıra ESES diyemeyecekti. Maç akşamları yorumlar yapamayacak , bir pazartesi sabahı okul sıralarında arkadaşlarıyla ESES i anamayacaktı. Geride kalan maşuğuydu. Bir Anadolu kasabasına kısılmıştı. Boğuyordu , boğuluyordu. Hele o pazarlar ESES özleminin tarifsiz ızdıraplarıydı. Gözlerini kapar , O Anadolu kasabasından ışınlanır kendini motor meslek lisesinin önünde bulurdu. Kokuları gelirdi köftelerin. ESES li köfteler....!Birde başka kokardı ki. Kalabalığa bırakırdı kendini. Işıkları umursamaz karşıya geçerdi. Haydi bilet kuyruğuna ... İşte hayat ... İşte bu... Bileti eline alınca yarine kavuşur turnikeden geçerdi.Artık karşısında kırmızı ve siyahtan oluşan bir dünya... Kavuştuk yarim derdi. Maç yayınları başlarken Şimdi Eskişehire bağlanıyoruz sözüyle kendine gelir , Anadolu kasabasında kahırlar okurdu kör talihine.... Birkaç kez kaçmıştı Eskişehire maça... Her defasında dönüşte , babasından azarlar işitmiş birdaha kaçmıyacağım demişti maça. Ama aşık maşuğundan ayrı olabilirmiydi. Tekerrür ediyordu kaçışlar.... Gurbetin 3. yılında ESES 2. ligde Karşıyakayla liderliğe oynuyordu. Mehmet; Baba yapma etme gideyim Karşıyaka maçına diye yalvarıyordu. Olmaz! diyordu baba olmaz!. Pazartesi imtahanların var. Harçlık kesilmişti kaçmasını önlemek için . Mehmet gurbetin açısını yaşıyordu eses ten yana. Karar verdi gidecekti , haykıracaktı eses diye. Aşık , maşuğundan ayrı olabilirmiydi? Ogün Cumartesi akşamı Babasının doğum gününde hediye ettiği altın künyeyi Kuyumcunun ellerine sundu. Babanın haberi varmı ?dedi kuyumcu ,,,Var dedi Mehmet var..... Alel acele parayı cebine koyup Ankaraya giden ilk otobüse bilet aldı. Ankaraya indiğinde Evi aradı ben Eskişehir yolundayım beni merak etmeyin diye. İçinden yettim geliyorum eses im , yettim geliyorum dedi Mehmet. Pazar sabahı ezanla birlikte Eskişehire indi. -Canına yandığımın şehri işte geldim dedi. Köftecilerden önce stat çevresinde yerini aldı .İşte hayat dedi. İşte bu. O gün hava kapalıydı.Binbir gayretle stada girdi.Stat full dü. Her nefer kilitlenmişti galibiyete.Şehirde coşku hissedilebiliyordu. Hey gözünü sevdiğim şehri nasılda kenetlenmişti.Anadolu kasabasında boğulmaktansa , bu yağmur altında sırılsıklam olmak ne güzeldi.Yağmurlar tenleri döverken ESES te rakip kaleye binbir gayret ve hınçla saldırıyordu. Heyhat gol gelmiyordu.Taraftar dahabir gayretle , daha bir çoşkuyla susmuyordu.Gökten yağmur boşalırken o enstantane ne muhteşemdi. O gün maçta İlk okul öğretmenini gördü elini öptü.Öğretmeni arkadaşlarına Biz öğrenci yetiştirdiğimiz gibi eseslide yetiştiririz diye söylemişti.Nekadar da hoşuna gitti Mehmet’in. O dane çanına yandığı gol gelmişti. Heeeeeeyyyyyyt gol gelmişti.Özlemlerin , sevdanın filizi gol gelmişti. Gökten boşalan yağmur ESES sevgisi ateşini söndürmeye yetmiyordu. İnliyordu şehir ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES. Maç bitişi saatlerce galibiyet kutlandı yağmur altında. Ama Mehmet’in sevinci kursağında kaldı. Dönüş vakti ğelmişti.İç çamaşırlarına kadar sırılsıklam durumdaydı. Üzgün , titreye titreye otogara gitti.Gene geride kalıyordu , eskimeyen , ESKİŞEHİR. Gene gözlerini kapayacak , gene yaşayacaktı Anadoluda eses i. Pazartesi sabahı kasabaya vardığı vakit ter revan içindeydi.Titriyordu.Gözleri karardı. Evine gitmek için adım atacak mecal kalmamıştı ayaklarında . Evlerine 100 m kala yere yıkıldı. Gözlerini açtığında hastahanede kardeşinin sesini duydu –uyandı baba , uyandı baba . Babası sevinçliydi Ah be oğlum –ah be oğlum ne diyeyim ah be oğlum... Mehmet solgun yüzüyle ; Çıktık baba , 1. lige çıktık..
|
Bu haber 1833 defa okundu.
Yazan : Esalettin ÖZTÜRK
Kaynak :
|
|
|