2. Bölüm: Federasyon ve Uluslararası Organizasyonlar
Son 10 yılda 1 kez Erkekler ve 1 kez de Bayanlar Dünya Futbol Şampiyonası düzenleyen Amerika Birleşik Devletleri’nin bu uluslararası girişimleri ve futbolu vitrine çıkarma gayretleri ülke genelinde çok da başarılı olamadı. Ülkenin Futbol Federasyonu (United States Soccer Federation, U.S.S.F.) şu anda A.B.D. Ulusal Olimpiyat Komitesi’nin en büyük üyesi olsa da spor camiası ve sporseverler geleneklerinin ötesine geçemeyince futbol 4 ana profesyonel lig (Amerikan futbolu, beyzbol, basketbol ve buz hokeyi) arasında bir beşincisi olarak yeralamadı.
Aslında Amerika Birleşik Devletleri’nin futbolla tanışması çok eskiye dayanıyor. Britanya Adası dışında oynanan ilk uluslararası futbol maçlarının önce 1885, sonra da 1886 yıllarında A.B.D. ve Kanada arasında oynandığı biliniyor. A.B.D. Futbol Federasyonu’nun 1913 yılında kurulmasının ardından FİFA’nın ilk üyelerinden biri olması da ülkenin futbol geçmişi hakkında bilgi vermesi bakımından önem arzediyor. Öyle ki 1904 yılında Paris’de kurulan FİFA 1909 yılına kadar sadece Avrupalı üyelerden oluşuyordu; Güney Afrika Cumhuriyeti (1909), Arjantin (1912), Şili (1912) ve A.B.D. (1913) kıta dışından kabul edilen ilk üyeler olmuşlardı. Uruguay’ın başkenti Montevideo’da düzenlenen ilk Dünya Futbol Şampiyonası’na (1930) sadece 13 ülke katılmıştı ve A.B.D. bu 13 ülkeden biriydi. Bu önemli turnuvadan 3 yıl sonra futbol Amerika Ulusal Kolej Ligi (N.C.A.A.) programında yerini aldı ve artık futbolun yeni nesil arasında yaygınlaşmaması için bir sebep kalmıyordu. Ancak ilk N.C.A.A. futbol turnuvası 1959 yılında Connecticut’ın Storrs kentinde düzenlenebildi ve final maçında Bridgeport Üniversitesi’ni 5-2 mağlup eden St. Louis Üniversitesi şampiyon oldu.
İlk yıllarda hedefi sadece futbolu geniş kitlelere tanıtmak, futbolun kolejlerin spor programına girmesini ve amatör liglerde oynanmasını sağlamak olan Futbol Federasyonu aradan geçen 90 yılda uluslararası tecrübesini artırdı. 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları futbolun diğer sporlar ile birlikte halkın ilgisine sunulması bakımından önemliydi. A.B.D. bundan 10 yıl sonra Dünya Futbol Şampiyonası’na evsahipliği yaptı. Bu şampiyonayı 3.5 milyon biletli seyirci izledi ve bir önceki şampiyonada (İtalya, 1990) kırılan seyirci rekorunun tam 1 milyon üzerine çıkıldı. 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları’nda futbol bir kez daha uluslararası arenada ve yine ülke sınırları içerisindeydi. Aynı yıl FİFA 1999 Bayanlar Dünya Futbol Şampiyonası’nın A.B.D.’de düzenleneceğini açıkladı. Hem organizasyonun başarısı hem de sonuç A.B.D. için sevindriciydi: Bayan Milli Futbol Takımı California’da oynanan ve tam 90.000 kişinin izlediği final maçında Çin’i penaltı atışları sonunda 5-4 mağlup ederek 2. kez Dünya Şampiyonu oldu.
Sporseverler ilgisini ihmal ediyor olsa da A.B.D. Milli Futbol Takımlarının uluslarası arenadaki başarıları her geçen sene artarak devam ediyor. 1930 yılındaki ilk Dünya Futbol Şampiyonası’nda A.B.D.’nin forvet oyuncusu Bert Patenaude Dünya Kupası tarihinin bir maçta 3 gol kaydeden ilk futbolcusu oldu. Massachussets doğumlu oyuncu bu gollerini 17 Haziran günü A.B.D.’nin Paraguay’ı 3-0 yendiği maçta kaydetti. A.B.D. Dünya Kupası’na 2. katılımını 1950 yılında gerçekleştirdi ve Brezilya’da düzenlenen bu şampiyonada Joe Gaetjens’in golü ile İngiltere’yi 1-0 yendiğinde dünya spor gündeminden uzunca süre düşmedi. 1990’lı yıllarda Amerika Kıtası’nda ağırlığını hissettirmeye başlayan A.B.D. 1991 yılındaki CONCACAF (Kuzey, Orta Amerika ve Karayibler Futbol Konfederasyonu) Altın Kupası finalinde Honduras’ı (penaltılara kalan maç sonrası) 4-3 yenerek ilk bölgesel kupasını kazandı. A.B.D. 1995 yılında dünyanın en prestijli turnuvalarından biri olan Copa America’da ilk kez yarı finale kadar yükseldi ve yine aynı sene (aynı turnuvada) Arjantin’e karşı ilk galibiyetini aldı (3-0). 1998 yılında Bruce Arena ile çalışmaya başlayan A.B.D. 1999 yılında Almanya, Şili ve Arjantin’e karşı önemli galibiyetler aldı ve aynı sene Meksika’da düzenlenen FİFA Konfederasyonlar Kupası’nda bronz madalya kazandı. Arena ve takımı 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nda ilk kez yarı finale kadar yükselerek büyük süpriz yaptı. 1990, 1994, 1998 ve 2002 Dünya Kupalarının tümüne katılan A.B.D. en büyük çıkışını son Dünya Kupasında gerçekleştirdi. Daha önce sadece 1994 yılında ilk turu geçme başarısı göstermiş olan A.B.D. 2002 yılında (Meksika’yı 2-0 yenerek) 2. turu da geçti ancak çeyrek finalde Almanya’ya 1-0 mağlup oldu. Milli Takımı halen ‘milli takımda en çok maç kazanan teknik direktör’ ünvanına sahip olan Arena çalıştırıyor ve A.B.D. son yıllardaki çıkışıyla yeni ve daha büyük başarılara göz kırpıyor.
A.B.D. Bayan Milli Futbol Takımı ise Dünya Klasmanının zirvesinde yeralıyor. 1991 yılında Çin’de düzenlenen ilk Dünya Bayanlar Futbol Şampiyonası’nda 6 maçını da kazanarak (ve finalde Norveç’i 2-1 yenerek) şampiyon olan A.B.D. 1995 yılında İsveç’de düzenlenen 2. Dünya Şampiyonası’nın yarı finalinde Norveç’e 1-0 mağlup oldu ve üçüncülük maçında Çin’i 2-0 yenerek bronz madalya kazandı. 1996 yılında Atlanta Olimpiyat Oyunları’nda (finalde Çin’i 2-1 yenerek) altın madalya kazanan A.B.D. aynı sene katıldığı Brezilya Kupası ve Birleşik Devletler Kupası turnuvalarını da kazanmayı başardı ve o seneyi 21 galibiyet ve 1 yenilgi ile kapadı. 1997 yılında A.B.D. Ulusal Olimpiyat Komitesi Bayan Milli Futbol Takımını ‘A.B.D.’de Yılın Takımı’ seçti. A.B.D. 1998 yılını da sadece 2 yenilgiyle kapadıktan sonra evsahipliğini yaptığı 1999 Dünya Bayanlar Futbol Şampiyonası’nı kazanmasını bildi. O sene A.B.D. Bayan Milli Futbol Takımı Time, Newsweek, People ve Sports Illustrated dergilerine kapak oldu. Takımın çalıştırıcısı Tony DiCicco aynı yıl Kasım ayında emekli olduğunda 5 yıllık kariyerinde tam 103 galibiyet, 8 beraberlik ve 8 mağlubiyet yeralıyordu. Başarısını 2000 yılında da sürdüren A.B.D. bu yıla tam 41 maç ve 6 farklı turnuva şampiyonluğu sığdırdı. Ne var ki 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları’nın final maçında ezeli rakibi Norveç’e uzatma dakikalarında kaybetti (2-3). A.B.D. 2000 ve 2002 yıllarında sadece 2 kez düzenlenen CONCACAF Bayanlar Altın Kupası’nın final maçlarında önce Kanada (2-1, 2000) sonra da Brezilya’yı (1-0, 2002) yenerken Amerika Kıtası’nda rakipsiz olduğunu gösteriyordu. A.B.D. Milli Takımının forvet oyuncusu Mia Hamm tüm zamanların en başarılı forvet oyuncusu olarak kabul ediliyor. Hamm 1999 yılı Mayıs ayında Brezilya’ya karşı kariyerinin 108. golünü kaydettiğinde milli forma ile en çok gol kaydeden futbolcu ünvanını kazanmıştı. Şu anda milli takım forması ile 130’dan fazla golü bulunan Hamm FİFA tarafından 2001 ve 2002 yıllarında ard arda ‘Yılın Bayan Futbolcusu’ seçildi.
Gelecek bölüm: Ulusal Futbol Ligi (MLS)
|