Zorda olsa, ite kakada olsa sonunda adı konulmamış 3.ligden LigA ya çıkmayı başardık. Ankara da yapılan maçların 4 üne de giderek maçları izleme fırsatım oldu. Tabi taraftarın ve futbolcuların psikolojik durumlarını görme fırsatı da . Aslına bakarsanız Futbolcularla taraftarda belki hiç olmadığı kadar paralel bir psikolojik yapıya sahiptiler.
İlk Karabük maçına gelindiğinde Takım ve taraftar başaramamış olmanın ezikliği ve hayal kırıklığı içinde maça başladı. Takımın ve taraftarın ürkekliği hem sahaya hem tribünlere yansıması gözle görüle biliyordu. O gün o statta Eses’im aslında çok işler başardığını bugün anlıyoruz. Yaptığımız 4 maçın en zorlusunu o gün oynamıştık.
Sarıyer maçında takım ürkekliğini üzerinden atmıştı atmasına ama bu sefer farklı bir his vardı her kez de. Ya başaramazsak.!. Takım rakibinin üzerine gidiyor fakat bu stres topyekün baskı kurmamızı engelliyordu. Penaltılar atılırken yüreğimin durduğunu sandım. Zaman sanki donmuştu. Ancak başaran bizdik.
Artık 3.maçta tüm korkularından arınmış rakibine korku salan bir takım ve onun muhteşem taraftarı vardı Cebeci İnönü stadında. Rakibiz kartal tüm takım savunma yapıp işi penaltılara götürmeyi hedefliyordu. Ama bu sefer başaramadılar. Çünkü takım inanmıştı ve başardı.
Ve final… işin aslına bakarsanız 4 maçın en rahatıydı. En kolayıydı. Çünkü Taraflardan birisi Bir efsaneydi ve geri dönmüştü. O muhteşem inanmış binlerce kırmızı şimşeğin önünde o gün kim olsa yenilmeye mahkumdu.
Evet inandık ve sonunda başardık. Başarmak güzel şey. Daha güzeli ise başarıyı alışkanlık hale getirmekte yatıyor galiba.
Sevgi ve saygılarımla
Abdurrahman ARSLAN
24/05/06 Ankara |